Çeşme'de Milyar Dolarlık rant ! ' Otel kılıflı villa' krizinde Arkas gündemde

Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ve kuzeni Günay Guy Pagy’e ait Çeşme’deki 440 dönümlük makilik doğal SİT alanı, 1,5 yıl içinde Ankara’dan alınan 'süper izin’le ve ışık hızıyla turizm arsasına dönüştürüldü. Bu arsanın üzerinde şimdi tahmini kazancı 500 milyon Euro olacak 34 odalı bir turizm projesi yükselecek. Ancak otel olarak sunulan projenin de aslında 769 konutluk bir rezidans yatırımı olduğu konuşuluyor. Çeşme’deki denize nazır bu projede, Türkiye’de artık rutin hale gelen bir kalem vuruşuyla yaratılan milyarlık rantların herkes için binlerce ders çıkartacak kısa bir öyküsü var. Bu tabloda aynı zamanda Türk burjuvazinin böyle tatlı kârları gördükten sonra, bir daha asla üretime dönmeyeceğinin/dönemeyeceğinin de acı gerçeği yatıyor

Çeşme'de Milyar Dolarlık rant ! ' Otel kılıflı villa' krizinde Arkas gündemde
29 Temmuz 2026 - 14:59

İzmir'in Çeşme ilçesinde kamuoyunda "otel kılıflı villa" tartışmalarıyla geniş yankı uyandıran Castello Fontana Otel Projesi hakkında çok konuşulacak yeni iddialar gündeme geldi.

Proje arazisinin mülkiyet yapısına dair ortaya atılan son detaylar, bölgedeki imar ve ÇED süreçlerine ilişkin tartışmaları daha da derinleştirdi.

 

HİSSEDARLARI ÇED DOSYASINDA YER ALMADI

 Çakabey Mahallesi sınırları içerisinde yaklaşık 1,9 milyar TL’lik dev bir yatırımla hayata geçirilmesi planlanan proje için hazırlanan ÇED dosyasında dikkat çeken detaylar tespit edildi. Dosyada, 180 bin 407 metrekare büyüklüğündeki 507 ada 173 parselin dörtte birlik hissesinin proje sahibi Arıkan Proje Geliştirme A.Ş.'ye ait olduğu ifade edildi. Ancak haberde, dosyada isimleri belirtilmeyen kalan hisselerin tapu kayıtlarında Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ile kuzeni Günay Guy Pagy'ye ait olduğu öne sürüldü.

PLAN RAPORUNDA PARSEL SAHİPLERİ GİZLENDİ

Projeyi kapsayan toplam 439 bin 962 metrekarelik geniş alan için hazırlanan koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planları, Aralık 2024 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından askıya çıkarılmıştı. Plan açıklama raporlarında parsel sahiplerinin kimliklerine yer verilmezken, hazırlanan plan doğrultusunda bölgede 180 bin 323 metrekarelik otel alanı ile 95 bin 593 metrekarelik günübirlik tesis alanı öngörüldü.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN OLUMSUZ GÖRÜŞ

Çeşme'deki proje alanına dair planlama adımları İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne takıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, söz konusu alanın yürürlükteki 1/25 bin ölçekli çevre düzeni planı kapsamında "ağaçlandırılacak alan" ve "tarım alanı" sınırlarında kaldığını vurgulayarak imar planı teklifine resmi olarak olumsuz görüş bildirdi.

TURİSTİK TESİS ALANI REZİDANS VE VİLLA OLARAK SATILIYOR

ÇED raporundaki bilgilere göre yaklaşık 80 bin metrekarelik bir inşaat alanında yükselmesi planlanan projede 769 oda, 1.470 yatak kapasiteli otel ve toplam 272 blok yer alıyor. Tasarıma göre bu yapıların sadece biri ana otel binası, geri kalan 271 blok ise apart otel olarak tanımlanıyor.

Ancak resmi imar planlarında ve belgelerde turistik tesis alanı olarak kayıtlara geçen projedeki bağımsız bölümlerin, fiili durumda konut niteliğinde pazarlanarak rezidans ve villa adı altında satışa çıkarıldığı belirtildi. Haberde, projenin internet sitesi üzerinden yürütülen ön satış görüşmelerinde, bağımsız bölümler için metrekare satış fiyatının 6 bin 500 avro + KDV olarak belirlendiği kaydedildi. Bu rakamlar doğrultusunda 120 metrekarelik 1,5+1 dairelerin yaklaşık 780 bin avro + KDV, 6,5+1 lüks villaların ise yaklaşık 5 milyon avro bedelle alıcılara sunulduğu aktarılıyor.

ÇEŞÇEP'TEN TEPKİ VE SÜRECİN DURDURULMASI ÇAĞRISI

Projenin gizlenen mülkiyet yapısı ve yürütülen pazarlama faaliyetleri üzerine Çeşme Kent Konseyi ve Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) Başkanı Dr. Ahmet Güler açıklamalarda bulundu. Güler, projenin ortaklık yapısında ve karar alma mekanizmalarında ciddi soru işaretleri bulunduğunun altını çizerek, ÇED sürecinde projenin arkasındaki gerçek sahipliğin şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini ifade etti.

Halkın ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Güler, Castello Fontana Projesi'ne "ÇED Olumlu" kararı verilmemesini, mevzuata aykırı şekilde yürütülen ön satış faaliyetlerinin derhal durdurulmasını ve hissedarlık yapısı kamuoyuna açıkça ilan edilmeden izin ve ruhsat süreçlerinin ilerletilmemesini talep etti.





Çeşme Kent Konseyi Başkanı ve Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) Başkanı Dr. Ahmet Güler, başka bir iddia daha ortaya attı. Güler, projeyi üstlenen şirketin ortaklık yapısının bilinmediğini iddia ederek, Arkas’ı adres gösterdi. Güler, “Lucien Arkas ve Günay Guy Pagy, bu yarımadada bir kez daha adı sonradan telaffuz edilecek bir gücün paravanı mı?” sorusunu yöneltti.

DOĞAL SİT IŞIK HIZIYLA OTEL ARSASI OLDU

Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ve kuzeni Güney Guy Pagy'nin Çeşme’de sahibi oldukları 440 dönümlük arazileri, Aziz Kocaoğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu 2018 yılında hazırlanan Çeşme ve Urla imar planında doğal SİT kapsamında yer aldı. Aynı yıl Arkas ve Pagy’nin itirazları Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oy çoğunluğu ile reddedildi.

Lucien Arkas ve kuzeni, altı yıl sonra imar iznini Ankara’dan almayı başardı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2’inci derece ve 3’üncü derece Doğal SİT alanında kalan 439 bin metrekare büyüklüğündeki arazinin 180 bin metrekaresini otel alanı, 95 bin metrekaresini günübirlik tesis alanı, 42 bin metrekaresini rekreasyon alanı, 31 bin metrekaresini yol alanı, 83 bin metrekaresini tarım alanı ilan eden planları 20 Aralık 2024’ten başlayarak 30 gün süresince askıya çıkardı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi’nin itirazlarına rağmen imar planı değişikliği onaylandı. İmar planına göre otel alanında 0,30 emsal ve 6,5 metre yükseklik, günübirlik tesis alanı için 0,20 emsal ve bir kat yapı hakkı tanındı.

5 MİLYON EURO'YA VİLLA

Plan sınırlarında Arkas’ın maliki olduğu 262 bin metrekare, Pagy’nin maliki olduğu 174 bin metrekare alan yer alırken, bölgenin etrafını kuşatan alanların doğal SİT statüsünde bırakılması dikkat çekti. Hemen harekete geçen arazi sahipleri, yıllarca süren bir araziyi imarlı arsaya çevirme işlemini 10 ay gibi kısa sürede tamamladıktan sonra otel yatırımına hazır hale getirildi.

Arıkan Proje Geliştirme ve Minor Hotels iş birliğiyle Arkaslar’ın arazisinde gerçekleştirilcek Anantara Retreat Çeşme projesini geçtiğimiz günlerde duyurdu. Avrupa’nın en iyi longevity (sağlıklı yaşam merkezi) olarak sunulan projede bir hesaba göre 120 metrekarelik daireler KDV hariç 780 bin Euro, villalar ise yine KDV hariç 5 milyon Euro’ya satılacak. Toplam kazancın 500 milyon Euro yani 27 milyar TL olduğu öne sürülüyor. Maliyetin 2 milyar TL olacağı açıklanan projede 13 katlık bir kazanç söz konusu.

AHMET GÜLER’DEN ÇOK CİDDİ İDDİALAR

Çeşme Yarımadası Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, projenin bugün yapılacak ÇED toplantısını resmen iptal ettiklerini belirtirken, EgedeSonsöz’den Metehan Ud’a yaptığı açıklamalarda arazi ve proje ile ilgili çok ciddi iddialarda bulundu. Bu iddiaları özetleyerek şöyle aktarmak mümkün:

-Proje, kanalizasyonu olmayan, foseptik ve vidanjörle "idare edilecek" bir rezidans projesi

-Arıkan Proje Geliştirme A.Ş.'nin gerçek ortaklık yapısı bugün kamuoyuna kapalı

-Lucien Arkas ve Günay Guy Pagy, bu yarımadada bir kez daha adı sonradan telaffuz edilecek bir gücün paravanı mı?

-Lucien Arkas, Çeşme'ye kazandırdığı sanat merkezi ile kendini sanata gönül vermiş bir hayırsever gibi tanıttı. Ama aynı yarımadadan, Castello Fontana gibi projelerle 500 milyon Euro'luk bir ciro hedeflendiği konuşuluyorsa, ortada hayırseverlik değil, çok iyi kurgulanmış bir itibar yatırımı var demektir.

Çeşme’deki denize nazır bu projenin arka planında, Türkiye’de artık rutin hale gelen bir kalem vuruşuyla yaratılan milyarlık rantların ve otel teşviki ile konut yapmanın sağladığı 'vergi kazancının' herkes için binlerce ders çıkartacak kısa bir öyküsü var. Bu öykünün daha derininde ise, sanayi ve ticaretten yaratılan kaynağın taşa toprağa yatırılmasının ve Türk burjuvazinin böyle tatlı kârları gördükten sonra bir daha asla üretime dönmeyeceğinin/dönemeyeceğinin acı gerçeği yatıyor.


YORUMLAR

  • 0 Yorum