Bodrum'da Mahkeme İptal Etti, İnşaat Durmadı
Kalyon Holding’in İptal Edilen Planı Yeniden Askıya Çıkarıldı. Kural Tanımayan İnşaat: İptal Edilen Planla Aynı Proje Askıya Çıktı
Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan askıya alma tutanağına göre, Bodrum Kızılağaç Mahallesi’nde 305 ada 8 ve 9 parselleri kapsayan turizm amaçlı imar planı 20 Nisan 2026 itibarıyla 30 gün süreyle yeniden askıya çıkarıldı. Ancak mahkeme tarafından iptal edilen planın büyük ölçüde aynı içerikle yeniden askıya alınması, kamu yararı ve hukuki süreç açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdi.
Bodrum Kızılağaç Mahallesi’nde Kalyon Holding tarafından yürütülen turizm yatırımı, mahkeme kararına ve yapı tatil zaptına rağmen durmadı. Planı iptal edilen projeye ilişkin inşaat faaliyetlerinin sürdüğü iddiaları gündemdeki yerini korurken, aynı planın büyük ölçüde değiştirilmeden yeniden askıya çıkarılması dikkat çekti.
Mahkeme İptal Etti, İnşaat Durmadı
Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen, söz konusu alanda yapılaşmanın fiilen devam ettiği ileri sürülüyor. Üstelik alanda düzenlenmiş yapı tatil zaptına rağmen çalışmaların sürmesi, “kural tanımayan yatırım” eleştirilerini beraberinde getirdi.
Aynı Plan Yeniden Askıda
İptal edilen imar planının ardından hazırlanması gereken yeni planın, Muğla Büyükşehir Belediyesi incelemelerinde önceki planla esaslı fark taşımadığı ortaya kondu.
Bu durum, mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmediği ve planın yalnızca şeklen yeniden sunulduğu yönünde yorumlandı.

Bodrum Belediyesi Görüşü Yok Sayıldı
Bodrum Belediyesi’nin planla ilgili altyapı eksiklikleri, güncel olmayan kurum görüşleri ve teknik yetersizliklere ilişkin açık uyarılarına rağmen, bu hususların plan açıklama raporunda karşılanmadığı ve herhangi bir revizyon yapılmadan planın askıya çıkarıldığı görülmektedir. Bu durum, belediye görüşünün fiilen yok sayıldığını ortaya koymaktadır.
Yangın Yolu Yok, Orman Var
Planlama alanının ormanla komşu olmasına rağmen, yangın güvenliği açısından gerekli araç yollarının plan kapsamında çözülmediği görülüyor.
Planlarda yer alan 7 metrelik yolun:
- araç yolu değil
- itfaiye yolu değil
- sadece yaya yolu olduğu
tespit edildi.
Bu durum, olası bir yangında müdahale imkanlarının ciddi şekilde sınırlı olabileceğini ortaya koyuyor.
Kıyı ve Kamu Alanları Plan Dışında
Planın en kritik sorunlarından biri de kamuya ait alanların plan dışında bırakılması oldu.
Kıyı hattında yer alan Hazine parselleri plan onama sınırına dahil edilmezken:
- kıyı erişimi belirsiz kaldı
- kamu kullanım alanları tanımlanmadı
Ayrıca 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesine ilişkin hükmün plan notlarında yer almaması, kamu alanlarının nasıl oluşturulacağının belirsiz olduğunu gösterdi.
Dere Var Ama Plan Yok
Devlet Su İşleri tarafından varlığı açıkça belirtilen Arıini Deresi ve Kurudere’nin plan içinde bütüncül şekilde ele alınmadığı görüldü.
Dere sisteminin:
- denize ulaşan devamlılığı sağlanmadı
- taşkın alanlarıyla uyumlu planlama yapılmadı
Bu durum, planın doğal eşikleri göz ardı ettiği eleştirilerine neden oldu.
Yol Var Ama Başkasının
Plan kapsamında gösterilen ulaşım bağlantılarının önemli bir kısmının yatırım alanı dışında ve farklı mülkiyetlerde kalması, erişimin fiilen garanti edilmediği tartışmasını gündeme getirdi.
Rakamlar Gerçeği Ortaya Koyuyor
Plan dağılımına göre:
- yüzde 84 turizm yapılaşması
- yüzde 5 civarında ulaşım alanı
öngörülüyor.
Bu tablo, planın altyapı ve kamu ihtiyaçlarından çok yapılaşmaya odaklandığını ortaya koyuyor.
Muğla Büyükşehir Yargıya Gitmeli
Ortaya çıkan tablo karşısında gözler Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne çevrildi. Daha önce planın iptaline ilişkin sürecin tarafı olan Büyükşehir’in, aynı içerikle yeniden askıya çıkarılan bu planı tekrar yargıya taşıması gerektiği ifade ediliyor.
Bodrum Belediyesi’nden ise bu yönde bir beklenti olmadığı belirtiliyor.
Sonuç: Plan Aynı, Sorunlar Aynı
Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde:
- Mahkeme iptal etmiş
- İnşaat devam ediyor
- Plan değişmemiş
- Kamu alanları dışarıda
- Yangın yolu yok
- Kurum görüşleri eksik
Bu haliyle planın hem hukuki hem teknik açıdan yeniden tartışma konusu olması kaçınılmaz görünüyor.






YORUMLAR